Yabancı bir mahkemenin ya da yetkili makamın verdiği boşanma kararı, Türkiye'de kendiliğinden hukuki sonuç doğurmaz. Kararın nüfus kayıtlarına işlenmesi ya da uygulanması için Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'daki (MÖHUK) tanıma ve tenfiz yoluna gidilir. Bu yolda sunulan her yabancı belgenin Türkçe çevirisi gerekir.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark
Kararın yalnızca boşanma olarak kabul edilmesi isteniyorsa tanıma davası yeterlidir. Velayet, nafaka, tazminat ya da mal paylaşımı gibi hükümlerin de Türkiye'de uygulanması gerekiyorsa tenfiz davası açılır. Mahkeme kararın tamamını inceler; çeviride yapılacak bir terim hatası davanın uzamasına neden olabilir.
Nüfus müdürlüğü yoluyla tescil
Yabancı kararda velayet, nafaka ya da mal paylaşımı gibi tartışmalı bir konu yoksa nüfus müdürlüğüne başvurularak idari yoldan da tescil yapılabilir. Başvuruda kararın aslı, kesinleşme şerhi ve apostil belgesi ile bunların noter onaylı Türkçe çevirileri istenir. Bu yol dava açmaktan genellikle daha pratiktir.
Hangi belgeler çevrilir?
- Boşanma kararı ve kesinleşme şerhi
- Velayet belgeleri, nafaka protokolleri ve mal rejimi sözleşmeleri
- Davayı yürütecek avukata verilen özel yetkili vekaletname
- Taraflara gönderilen tebligatlar
Her ülkenin belge biçimi farklıdır: ABD'deki "Divorce Decree" ile Almanya'daki "Scheidungsurteil" içerik ve düzen bakımından ayrışır. Bu yüzden belgeler aslına sadık kalınarak çevrilir.
Apostil ve noter onayı
Belgeyi veren ülke Lahey Sözleşmesi'ne taraf ise karar o ülkede apostil alır; taraf değilse o ülkenin dışişleri bakanlığı ve Türk elçiliği ya da konsolosluğu onayı gerekir. Nüfus müdürlükleri ve aile mahkemeleri boşanma evraklarında neredeyse her zaman noter onaylı tercüme ister; yalnızca yeminli tercümanın imzası çoğunlukla yetmez.


